1. Haberler
  2. Savaş Tarihi
  3. Sarıkamış Harekatı: Türk Tarihinin Trajik Yenilgisi ve Kahramanları

Sarıkamış Harekatı: Türk Tarihinin Trajik Yenilgisi ve Kahramanları

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sarıkamış Harekatı: Türk Tarihinin Trajik Yenilgisi ve Kahramanları

Sarıkamış Harekatı, Türk tarihinin en büyük yenilgilerinden biri olarak anılır. 1914’ün soğuk Aralık günlerinde başlayan bu trajedi, 150.000 kişilik bir ordunun yalnızca 12.000’inin geri dönebildiği acı bir dönemeçtir. Enver Paşa’nın gözü kara macerası olarak tarihe geçen bu olay, hem büyük bir dram hem de kahramanlıklarla dolu bir destandır. Genelkurmay kayıtlarının uzun yıllar gizli kalması ve tahrif edilmesi nedeniyle gerçekler ancak 1933’te ortaya çıktı. Bu makalede, Sarıkamış’ın trajik öyküsünü, sorumlularını ve yitik kahramanlarını detaylı bir şekilde ele alıyoruz.


Sarıkamış’ın Trajik Boyutu: Bir Ordu Yok Oldu

Sarıkamış Harekatı, Türk tarihinin en acı yenilgilerinden biridir. 150.000 mevcutlu ordudan sadece 12.000 asker geri dönebildi; bu, 138.000 canın yok yere yok olduğu anlamına geliyor. Genelkurmay Başkanlığı’nın 1933 raporunda yer alan çarpıcı cümle, “150.000 mevcutlu ordudan sadece 12.000 kişi geri dönmüştür,” trajedinin özetidir. Geri dönenlerin çoğu tifüs taşıyarak bölgedeki felaketi büyüttü. 90.000 asker, Allahuekber Dağları’nda tek bir kurşun atmadan donarak can verdi. Sarıkamış, adeta karlara karışan bir ordunun hüzünlü öyküsü oldu.


Sorumlular ve Yanılgılar: Enver Paşa’nın Kararı

Sarıkamış’ın dramında sorumluluk, büyük ölçüde Enver Paşa’ya aittir. Bölgedeki komutanlardan Hasan İzzet Paşa, mevsim koşullarının savaş için uygun olmadığını defalarca bildirmişti. Ancak İstanbul’dan gelen emirler, bu uyarıları dikkate almadı. Enver Paşa’nın gözü kara macerası, lojistik ve iklim koşullarını hiçe sayarak orduyu felakete sürükledi. Tarih, bu trajedinin sorumluluğunu Enver Paşa’ya kocaman puntolarla yazarken, gerçekler Genelkurmay kayıtlarının tahrif edilmesiyle yıllarca gizli kaldı.


Yitik Kahramanlar: 90.000 Donmuş Can

Sarıkamış’ın asıl kahramanları, trajedinin kurbanlarıdır. 138.000 şehidin bir kısmı cephede çarpışmalarda, bir kısmı tifüs salgınında, ama çoğu -tam 90.000 asker- Allahuekber Dağları’nda donarak hayatını kaybetti. Yazlık kıyafetler, çarıklar, yetersiz cephane ve sağlık desteğiyle cepheye gönderilen bu askerler, tek bir kurşun bile atamadan ayazda buz kesildi. Onlar, yanılgılı bir emirle harekete geçen, ancak yenilgiyi asla hak etmeyen kahramanlardı. Çekilen acılar, bu yitik kahramanların destansı direnişini gölgede bırakamadı.


Genelkurmay Raporu: Gerçekler 20 Yıl Sonra Ortaya Çıktı

Sarıkamış’ın gerçek boyutları, Genelkurmay kayıtlarının gizlenmesi ve Enver Paşa tarafından tahrif edilmesi nedeniyle uzun süre bilinmedi. İlk ve tek resmi kaynak, 1933’te yayımlanan Genelkurmay raporu oldu. Bu raporda, ordunun yalnızca %8’inin geri döndüğü belirtildi. Tifüs, esaret ve donma gibi nedenlerle kaybedilen 138.000 canın hikayesi, ancak 20 yıl sonra gün yüzüne çıktı. Gayri resmi kaynaklar, tifüsün bölgeye yayılmasıyla katliamın boyutlarının daha da genişlediğini yazıyor.


Cephedeki Karşıtlık: Rus ve Türk Askerlerinin Durumu

Sarıkamış’ın trajedisini anlamak için cephedeki koşullara bakmak yeterlidir. Yıllar sonra ortaya çıkan görüntüler, Rus askerlerinin cephane, lojistik ve sağlık desteğiyle, iklime uygun kıyafetlerle cepheye gönderildiğini gösteriyor. Buna karşın Türk askerleri, yazlık giysiler, çarıklar ve karavanasız, ilaçsız, doktorsuz bir halde çaresiz bırakıldı. Rus yaralılar, binek hayvanları ve sedyelerle düzenli bir şekilde cephe gerisine taşınırken, Türk yaralılar ise çoğu zaman kaderine terk edildi.


Bir Tabibin Gözünden: Derviş Bey’in Hatıratı

  1. Alay 2. Tabur Tabibi Derviş Bey’in hatıratı, Sarıkamış’taki çaresizliği gözler önüne seriyor. “Pertek sırtlarına tırmanıyoruz, birkaç nefer yaralanmıştı. Hepsini sardım, boyunlarına işaret takarak sıhhiye bölüğüne emanet ettim” diye yazıyor. Bir onbaşının göğsünden giren kurşunla ağır yaralandığını, kurtulamayacağından emin olduğunu anlatıyor. Boyunlarına çaresizce takılan “ağır yaralı” etiketleri, bu kahramanların son umudu oldu. Derviş Bey’in sözleri, Sarıkamış’ın insanlık dramını çarpıcı bir şekilde yansıtıyor.

Trajedinin Vebali ve Kahramanlık Belatı

25 Aralık 1914’te, yani 92 yıl önce Allahuekber Dağları’nda yaşanan bu trajedinin vebali, askerlerin boynunda değildir. Boyunlarına takılan etiketler, olsa olsa onların kahramanlık belatıdır. Çarpışmalarda vurulan, tifüsle kırılan, ayazda donan bu askerler, Sarıkamış’a doğru büyük yürüyüşü sürdürdü. Yenilgi, onları bu umarsız savaşa sürükleyenlerin yanılgısıdır; kahramanlık ise tamamen onların payıdır.


Sarıkamış’ın Ağıdı: Gonca Gül’ün Tazeleri

Sarıkamış, halk arasında ağıtlarla da anılır. “Gonca gül’ün tazeleri Sarıkamış’ta kırıldı” dizeleri, bu trajediyi hüzünle yansıtır. “İbriş’imin kozaları, atın Avşar kazaları” sözleriyle, genç askerlerin kaybı bir kez daha dile gelir. Bu ağıt, Sarıkamış’ta karlara karışan 90.000 canın anısını yaşatır ve Türk milletinin kolektif belleğinde derin bir iz bırakır.


Sonuç: Sarıkamış’ın Dersleri ve Kahramanları

Sarıkamış Harekatı, Türk tarihinin en büyük trajedilerinden biridir. Enver Paşa’nın macerası 138.000 cana mal olmuş, 90.000 asker donarak yitip gitmiştir. Ancak bu dram, kahramanları olmadan anılamaz. Çaresizce cepheye yürüyen, ayazda donan, tifüsle kırılan bu askerler, gerçek kahramanlardır. Sarıkamış, yenilginin değil, direnişin ve fedakarlığın sembolüdür. Tarih, sorumluları yargılarken, yitik kahramanları sonsuza dek onurlandırır.


Anahtar Kelimeler

SarıkamışHarekatı, TürkTarihi, EnverPaşa, TrajikYenilgi, YitikKahramanlar, AllahuekberDağları, DonmaÖlümleri, TifüsSalgını, GenelkurmayRaporu, DervişBey

Sarıkamış Harekatı: Türk Tarihinin Trajik Yenilgisi ve Kahramanları
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Bizi Takip Edin